Sosyal ağların tepesinde yer almak Facebook’a yetmedi! Google’ın yayınladığı sayılar inanılmaz!
Google’ın AdPlanner istatistiklerine göre Facebook dünyanın en çok ziyaret edilen internet sitesi olmayı başardı.
Google’ın kendisini katmadığı bu istatistiklere göre 570 milyar sayfa gösterimi ve 540 milyon kullanıcı ile bütün internet trafiğinin yüzde 35′i Facebook üzerinde toplanmış durumda.
Google’ın kendisini ve sahip olduğu YouTube’u katmadığı istatistikler içerisinde ilginç bilgiler var. İlk 10′da sadece Wikipedia ve Mozilla.com adresleri reklamsız yayın yapıyor.
İşte internetin diğer devleri!
Yahoo.com, MSN.com ve Live.com da üst sıralarda yer alıyorlar. Facebook dışı sosyal ağlarda Twitter 5.4 milyar sayfa gösterimiyle 18., Flickr 1.8 milyar ile 31. ve LinkedIn 1.7 milyar ile 56. sırada yer alıyor.
Blog’a gelince, Blogspot 7. sırada, Wordpress 12. ve Blogger 53. oluyorlar.
Baidu, Sina, 163.com ve Sohu da üst sıralarda yer alıyor. Amerika’nın önemli sistelerinden PayPal 39. Bank of America 93. oluyor. Yabancı medyada da 2.5 milyar sayfa gösterimi ile BBC 43. olurken New York Times 600 milyon sayfa gösterimi ile 83. sıraya oturuyor.
Microsoft’un açıklanmayan açıkları!
Yazılım devi Microsoft’un yamaları incelenince ortaya çok ilginç bir durum çıktı. İşte işin aslı…
Microsoft yaptığı açıklamada bütün güvenlik açıklarını duyurmadığını belirtti.
Microsoft Security Response Center direktörü Mike Reavey, Microsoft’un aynı çatı altında toplanabilen açıkları ayrı ayrı duyurmadığını belirtti.
Aynı saldırı yöntemini kullanan ve aynı yamayla engellenebilen, aynı kodda bulunan farklı açıkların tek tek listelenmesinin gereksiz olduğunu vurgulayan Microsoft, bu açıklamayı Core Security Technologies araştırması üzerine yaptı.
Core Security Technologies, MS10-024 ve MS10-028 yamalarını inceledikten sonra 3 adet açıklanmamış düzeltme buldu. Bu açıkların ve yamaların açıklanmaması güvenlik araştırmacılarının açık sayısı kıyaslamalarında hatalara sebep olabiliyor.
Microsoft bu konuda açık sayısının kıyaslanmasının çok da doğru olmadığını, bazen tek bir satır bozuk kodun değiştirilmesinin 200 küsür program hatasını düzeltebileceğini belirtti. Reavey sözlerini “Muhasebesini tutmaya harcadığımız zaman , sorunu düzeltmeye ayırdığımız zamandan çalar” diyerek bitirdi.
Klasik HaTT tarifesinde şehirlerarası arama ücretinde yüzde 10 indirim yapılarak şehiriçi arama fiyatı ile eşitlendi. Ayrıca KlasikHaTT’tan GSM yönüne aramalar için de akşam 7′den sabah 7′ye kadar olan dönemde yüzde 50 indirimli konuşma imkanı sunacak yeni bir kampanya düzenlendi.
Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom yeni avantaj ve kampanyalar ile tarifelerini zenginleştirmeye devam ediyor. 30 Mayıs itibari ile geçerli olacak yenilikler ile Klasik Hatt tarifesinde şehiriçi arama ücreti ile şehirlerarası arama ücret eşitlendi. Böylece bu tarife kullanıcıları içi şehiriçi ve şehirlerarası ayrımı ortadan kalktı. Ayrıca Ağustos ayı sonuna kadar geçerli olacak kampanya ile Klasik Hatt tarifesi kullanıcılarının GSM aramalarına akşam 7′den sabah 7′ye kadar olan dönemde yüzde 50 indirim sağlayacak yeni bir kampanya düzenlendi
Klasik Hatt’ta yapılan yeni düzenlenme ile şehirlerarası görüşme ücretleri indirilerek şehiriçi görüşme ile eşitlendi. Buna göre daha önce dakikası 13,9 kuruş olan şehirlerarası görüşme ücreti, yüzde 10 indirimle 12,5 kuruş oldu. Klasik Hatt müşterileri bundan böyle şehiriçi ve şehirlerarası tüm görüşmelerini dakikası 12,5 kuruştan yapabilecekler. Üstelik bu fiyatlara KDV ve OIV dahil.
Evden GSM aramalarında %50 indirim kampanyası
12.33 TL’lik yeni paket ücretiyle sunulmaya devam edilecek Klasik Hatt müşterilerine özel yapılan bir başka kampanya ile ev telefonundan yapılan cep telefonu aramaları da yüzde 50 indirimli hale geldi. Klasik Hatt kullanıcıları Ağustos ayı sonuna kadar devam edecek kampanya ile akşam 7’den sabah 7’ye yapılacak aramalarda yüzde 50 oranında indirim fırsatından yararlanabilecekler .
Akşam 7’den Sabah 7’e şehiriçi ve şehirlerarası konuşmalar bedava
Klasit Hatt kullanıcıları Türk Telekom’un tüm bireysel müşterileri için geçerli olan Haziran ayı sonuna kadar devam edecek avantajlı kampanyasından da faydalanabiliyor. “Akşam Konuş Türkiye”, Türk Telekom müşterilerine akşam 7’den sabah 7’ye kadar ev telefonlarından şehiriçi ve şehirlerarası bedava konuşma fırsatı sunuluyor. 3 bin dakikalık adil kullanım limiti uygulanan kampanyadan yararlanmak için başvuru ya da ilave ücret gerekmiyor.
Türk Telekom Klasik Hatt paketi kapsamında sunduğu avantajlı tarifeleri, katma değerli hizmetleri ile ev telefonu kullanımının yaygınlaşmasına destek olmayı, geniş kitlelerin ev telefonunun sunduğu kolaylık ve avantalardan yararlanmasını sağlamayı amaçlıyor. Tarifelerini ücretsiz ve avantajlı konuşma süreleriyle zenginleştiren Türk Telekom, böylelikle müşterilerinin hayatına değer katma misyonunda önemli bir adım daha atıyor.
I
ntel Larrabee’ye yeni bir yol çizdi!
Intel’in ekran kartı projesinde neler olacak? İşte Intel’in onun hakkındaki yeni planları.
Intel grafik işlemcisi Larrabee’yi iptal etmişti ancak teknolojisinden ve verilen emekten tamamen vaz geçmiyor. Bir şirket konuşmacısı çipin temel unsurlarının gelecekteki sunucularda ve dizüstü işlemcilerde kullanılacağını açıkladı.
Larrabee’nin etkilerinin ilk önce sunucularda görüleceğini belirten konuşmacı bununla ilgili daha detaylı bilgileri ve teknolojinin sunuculara nasıl aktarıldığını haftaya açıklayacaklarını belirtti. Larrabee teknolojisi ilerleyen zamanlarda ise dizüstü bilgisayarlara gelecek.
Konuşmacı ayrıca Intel’in PC grafiklerinden vaz geçmediğini de belirtti. Firmanın amacı işlemcinin içindeki multimedya olanaklarını arttırmak; “İşlemci grafiklerine odaklanmış durumdayız ve medya\HD video ile mobil teknolojilerin ileriye yönelmek için mutlaka gerekli olduğuna inanıyoruz.”
Geniş bir Şiir arşivine sahip Şiir Sitesinde eserler katagori veya şaire göre listelenmişler. Ek olarak, ziyaretçiler siteye kaydolabilir ve kendi şiirlerini de Şiir Ekle bölümünden yayınlayabilirler.
Phone’a Firefox olmayan Firefox!
Mozilla çok ilginç bir projeyi gözler önüne serdi; iPhone için hem Firefox, hem de değil!
Firefox internet tarayıcının geliştiricisi Mozilla Labs, iPhone için Firefox Sync isimli yeni bir uygulama geliştirme sürecinde olduklarını açıkladı.
Daha önceden Weave Sync ismiyle bilinen bu uygulama Safari internet tarayıcı içerisinden çalışıyor. Ofisten ya da evden aceleyle ayrılan bir kullanıcının geçmişine, yer imlerine ve açık sekmelerin erişerek Safari içerisinde çalışmasını sürdürmesini sağlıyor.
Uygulamanın bir önizleme işlevi olmasına karşın adres satırı yok. Buna karşılık Firefox’un Awesome Bar özelliği ile adres satırında hızlı arama sonuçlarına erişmeyi kolaylaştırıyor .
iPhone’a tarayıcı geliştirilecek mi?
Bu uygulamanın güvenlik için uçtan-uca şifreleme ile korunduğu aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.
Mozilla henüz bu uygulamayı iPhone App Store’a sunmadı. Buna ilaveten iPhone için bir Firefox tarayıcı planları olmadığını duyuran Mozilla Labs, sebebini de açıkladı.
iPhone üzerindeki geliştirme ortamının kısıtlamalarından ötürü tam anlamıyla bir Firefox sörf tecrübesi sunamayacaklarını, bu yüzden de iPhone’a Firefox geliştirmeyeceklerini söyleyen Mozilla yetkilileri, bu Firefox Sync yazılımı üzerine yoğunlaşacak gibi görünüyor.
Ancak Opera Mini internet tarayıcının mobil başarısı, ilerleyen zamanlarda Firefox’u da bu tür bir cep telefonu internet tarayıcısı geliştirmeye zorlayabilir.
Gelecekte arama motorları olmayacak mı?
Microsoft’ta göre gelecekte arama motorlarına ihtiyacımız kalmayacak. Peki ama bu nasıl olacak?
TechRadar’ın konuk ettiği Microsoft Business Bölüm Başkanı Stephen Elop 2020′de arama motorlarının ortadan kalkacağını, gerek duyulmayacağını söyledi; “Patronuma bir e-posta attığımda neden ilgili bilgiler bana sunulmuyor? Her şey önünüzde olmalı. Arama motorları sonsuza kadar ararlar . Bizim sonuçla etkileşimimiz değişecek.”
Gelecekte teknolojinin nasıl gelişeceğini gösteren bir video üzerinden konuşan Elop “cloud”un önemine dikkat çekti ve gelecekte çalışma hayatının da çok farklı olacağını söyledi.
İnsanların etkileşimleri üzerinde de çalıştıklarını belirten Elop, görüntüledikleri videoyu göstererek şunları söyledi; “İnsanları birbirlerine yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Video konferansında olanlar ilginç… dil ve kültürel tercümeleri görebiliyoruz. İnsanlar arasındaki etkileşimi geliştirmek için yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki.”
Şu anda Microsoft çalışanlarının %70′i “cloud” üzerinde odaklanmış durumdalar. Bunun birkaç yıla kadar %90′a çıkacağı söyleniyor.
Videoyu buradan izleyebilirsiniz, ancak Silverlight’ın kurulu olması gerekiyor.
Toyota, Bir insana iç organları da dahil birebir benzeyen 4′ncü nesil çarpışma testi mankeni THUMS’u (Total Human Model for Safety) geliştirdiğini bildirdi.
Toyota’dan yapılan yazılı açıklamada, şirketin, ürün ve hizmetlerinde olduğu kadar trafik güvenliği konusunda da inovatif teknolojileri uygulamaya almaya devam ettiği vurgulanarak, THUMS’un, kaza anında emniyet kemeri ve hava yastığının iç organlara verdiği hasarların tespitinde önemli bir görev üstleneceği kaydedildi.
THUMS’un, 2010 yılının sonbaharında trafik güvenliğini artırmaya yönelik araştırmalarda kullanılmak üzere satışa sunulacağı duyuruldu.
Bir insana anatomik olarak birebir benzeyen THUMS, Toyota’nın Ar-Ge merkezinde üniversite ve bağımsız Ar-Ge merkezlerinden alınan destekle geliştirildi.
Verilen bilgiye göre, Toyota tarafından çarpışma testlerinde kullanılmaya başlanan THUMS 4′ü yapısal olarak daha öncekilerden ayıran en önemli özellik deri veya iskelet yapısı gibi organlar dışında iç organların da insan vücuduna birebir benzemesi.
Google’ın kullanıcılardan veri topladığı 10 hizmet.
Google hakkımızdaki bilgileri nası topluyor? İşte Google’ın 10 casusu ve bu casusların marifetleri.
Google Street View araçlarının izinsiz bir şekilde kablosuz ağlardan veri toplaması, kullanıcı güvenini derinden sarsan bir gelişme oldu.
Ancak bu ilk olay değil, Google ilk günden bu yana veri topluyor. Peki ya neden? En büyük sebep pazar araştırması ve Google hizmetlerini daha da geliştirmek.
Yeni ve ücretsiz hizmetler elbette tüketicilerin yararına ama bir yandan da veritabanlarının kullanıcı bilgileriyle dolması endişe uyandırıyor. Google güvenilir bir kuruluş olsa bile geçici bir güvenlik zaafı yüzünden bunlar kötü niyetli kişilerin eline geçebilir. Yani bilgilerin biriktirilmesinin kullanıcılar için riski daima var.
Peki Google kullanıcı bilgilerini nerelerden topluyor? İşte cevabı…
Google’ın en önemli 2 hizmeti
1. Google araması
Google’da yaptığınız bütün aramalar, bütün terimler veritabanlarında depolanıyor.
Google bu sayede aramaları önceden tahmin edebiliyor, popüler sonuçları Google Trends’de sunabiliyor. Dahası reklamverenlere istatistikler sunuyor.
Arama hizmeti ücretsiz, ama ne aradığınız bilgisi para ediyor.
2. Gmail
Gmail ile atılan ve alınan her mesaj Google tarafından veriler için analiz ediliyor.
Bu veriler reklamların kullanıcıya uygun gösterilmesi için kullanılıyor. Yani e-postanızda tatil terimi varsa size otel reklamları gösteriliyor. Bu mesajları insan gözleri görmüyor ama bütün bu verilerin veritabanında saklanıyor olması, birileri erişirse sorun teşkil edebilir.
Google’ın pek başarılı olmayan 2 hizmeti
3. Google Buzz ve Wave
Google da sosyal ağ işine girdi ve Buzz hizmetini sundu. Daha iş odaklı bir hizmet olarak da Wave’i sundu.
Her iki hizmet de henüz yeterli ilgili görmedi. Buzz, kullanıcıları tıpkı Facebook gibi gizlilik sorunlarıyla şaşırttı. Bu gizlilik meselesi bütün sosyal ağ hizmet lerinin yumuşak karnı mı?
Google Gmail bağlantı listesindeki bilgilerin Buzz’da sergilenmesi, büyük bir sorun oluşturdu ve hemen düzeltildi. Bu hizmetlerde paylaşılan veriler de Google’ın diğer hizmetleriyle bağlantıılı olarak taranıyor.
Ticari bir risk mi?
4. Google Apps
Google Docs ve Calendar gibi hizmetleri barındıran Google Apps, Office’e online ve hem ücretli,hem ücretsiz bir alternatif oluşturuyor.
Ofis belgelerinin istanmeyen kişiler ile yanlışlıkla paylaşılmasıi Google Docs ile ilgili olarak bazı endişeler doğurdu. Çünkü ofis belgelerinde işle ve ticari sırlar ile ilgili olarak bilgiler tutulabiliyor.
Finansal bilgiler gibi hassas dökümanların istenmeyen gözler tarafından görülmesi riskini hiç almamak için, bu tür online hizmetleri kritik konularda kullanmamak faydalı olabilir.
Google Maps & Earth ne yapar?
5. Google Maps & Earth
Google bu iki hizmetinden gelen bilgileri de topluyor. Dahası çekilen görüntüler, online olmayan kullanıcıları bile gözler önüne seriyor. Google Maps yol bulmak için çok yararlı ama ya evinin kolayca bulunmasından ya da görüntülenmesinden hoşnut olmayan, ama harita üzerinde işaretlenen ve fotoğraflanan insanlar?
6. Google Talk
Anında mesajlaşma için kullanılan Google Talk da tıpkı Gmaik gibi veri madenciliğinde kullanılıyor. Arayüzde nereye tıkladığınız bile kayıt altında tutuluyor.
Peki ya Chrome? Ya diğer siteler?
7. Üçüncü parti siteler
Google Analytics kullanan internet siteleri de çeşitli kayıtlar tutuyor. Bu araç aslında artık siteler için vazgeçilmez hale gelmiş durumda. Toplanan veri IP adresi ve eriştiğiniz bölgeden oluşuyor, bir de ne zaman ziyaret ettiğinizden. Ancak bu kadar veri toplanması oldukça standart ve normal bir durum.
8. Google Chrome
Chrome kurulum sırasında bilgi toplamaya başlıyor. Nasıl indirdiniz, nasıl kurdunuz, neleri aradınız? Hepsi Google için önemli.
Google, tarayıcı ile etkileşimi de kaydediyor. Peki bu veriyi ne yapıyor? Tabii ki tasarımı iyileştirmekte kullanıyor.
YouTube ve Google Reader
9. YouTube
Google’ın satın aldığı YouTube, kullanıcıların daha doğrusu izleyicilerin alışkanlıklarını takip ediyor.
Hangi videoyu, ne kadar süre izlediniz. Hangi kullanıcılarla etkileşimdesiniz, favori videolarınız neler, abone olduğunuz kanallar hangileri?
Rahatsız edici olan şu ki, ne olduğunu bilmeden tıkladığınız bir video da sizin adınızla ilişkilendirilerek kaydediliyor.
10. Google Reader & Feedburner
Feedburner da Google tarafından satın alınan bir site. YouTube gibi online materyal topluyor.
Hangi siteleri takip ediyorsunuz, neler okuyorsunuz işte bütün bunlar kaydediliyor. Okuduğunuz haberler ve takip ettiğiniz kaynaklar sizinle ilişkili olarak veritabanlarında bekliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yıllardır üzerine çalıştığı biometrik, çipli yeni pasaportlar hafta başından itibaren kullanılmaya başlanacak. Yeni pasaportların kamuoyunda anlaşılması için İçişleri Bakanlığı bir tanıtım toplantısı yapacak.
Yıllardır üzerinde çalışılan yüksek güvenlikli ‘çipli pasaportlar’ ay başı itibarıyla hayata geçiyor. Bu tarihe kadar alınanların son kullanım tarihine kadar kullanılabileceği belirtilirken, ilk pasaportlarda Ankara Gölbaşı ilçesinde kurulan özel tesislerde hazırlandı. Biyometrik, elektronik , çipli özellikleri bulunan pasaportların e-pasaportlar için 81 ilden başvuru yapılabilecek. Güvenlik için sadece Ankara’da üretilecek yeni pasaportlar kargo ile vatandaşın adresine teslim edilecek. Adresinde 2 defa bulunamayan kişilerin pasaportları alması için başvurdukları ilin emniyetine teslim edilecek.
Tüm kimlik bilgilerinin çip aracılığıyla bilgisayarlarca okunacak pasaportlar, sınır ve gümrük kapılarında zaman kaybını önlemesinin yanı sıra, güvenlik özellikleri nedeniyle de kopyalanamaz olacak. Her Türk Vatandaşı’na özel üretilecek pasaportlarda refakat hanesi de bulunmayacak. Rengi bordoya dönen umuma mahsus e-pasaportlarda 6 ay ile 10 yıl arasında geçerlilik süresine sahip olacaklar. Yeşil pasaportlar ise yine aynı renkle 4 senelik olarak hazırlanacak.
Yeni pasaportların tanıtımı için yürürlüğe girdiğinden bir gün sonra 2 Haziran’da İçişleri Bakanlığı bir tanıtım toplantısı düzenlenecek. Uygulamanın ayrıntılarının anlatılacağı toplantı Ankara Bilkent Oteli Kongre Merkezi’nde yapılacak. İçişleri Bakanı Atalay’ın yanısıra üst düzey emniyet yetkililerinde katılacağı toplantıda ayrıca talep eden davetlilere yeni pasaportları da verilecek.
Uygulamanın bir başka yansıması olan birkaç gün önce kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü Pasaport Daire Başkanlığı’nda toplantıda anlatılacak ilkler arasında yer alıyor. E-pasaport uygulaması için kurulan internet sitesi, yardım için oluşturulan çağrı hattı, Ankara Gölbaşı’ndaki üretim merkezi gibi unsurların yanı sıra daire ve işlevi de emniyet yetkililerince toplantıda anlatılacak.