Uzayda seks yasağı!

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevli mürettebatın birbirleriyle cinsel ilişkiye girmelerine izin verilmediği ortaya çıktı.

NASA komutanlarından Alan Poindexter, Tokyo ziyareti sırasında astronotların bu tür bir ilişki yaşamaları halinde bunun sonuçlarının ne olacağı yönündeki soruyu “Birbirimize saygılıyız ve iyi bir iş ilişkimiz var. Kişisel ilişkiler söz konusu değil. Bunlara izin vermiyoruz ve vermeyeceğiz” diye cevapladı.

Poindexter ve aralarında uzaydaki ilk Japon anne Naoko Yamazaki’nin de bulunduğu altı kişilik mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu’na iki haftalığına dönüş görevleri hakkında açıklama yapmak üzere Tokyo’daydı. Nisan ayındaki yolculuk yörüngede dört kadının olması nedeniyle bir ilk teşkil etmişti.

Hal böyleyken, astronotların birbirlerine karşı koyamadıkları durumlara daha önce tanık olunmuştu.

2007′de eski NASA astronotu Lisa Marie Nowak’un kendisiyle aynı astronota aşık olan rakibinin önüne geçebilmek için uçuş sırasında baştan çıkarıcı ve uygunsuz giysiler giydiği öne sürülmüştü.

Bonobo musun şempanze mi?

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Maço ya da metroseksüel ayrımına Harvard Üniversitesi noktayı koydu: Erkekler ya şempanze gibi agresif ya bonobo gibi sakin.

ABD’nin Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, erkekler ya şempanze gibi agresif ve saldırgan ya da bonobo türündeki maymunlar gibi sakin ve barışçıl. Genellikle maço ya da metroseksüel ayrımına tabi tutulan erkekler, artık maymun türlerine göre kategorize ediliyor. Araştırmacılar, erkeklerin ‘yakın kuzenleri’ olarak adlandırdıkları maymunların hormonlarını inceledi.

Ortak nokta hormonlar

Erkek egemen topluluklarda yaşayan şempanzeler, aynı sinirli erkekler gibi tansiyonun yükseldiği koşullarda testosteron salgılamaya meyilli. Şempanzeler, aşırı sinirli oluşları ve sık sık ölümcül kavgalara girmeleriyle biliniyor. Şempanzelerin aksine kadın egemen topluluklarda yaşayan bonobolar, kavga durumlarında kortizol hormonu salgılayarak sakin ve barışçıl kalıyor. Sakin erkekler de tıpkı bonobolar gibi gergin durumlarda kortizol hormonu salgılamaya daha yatkın.

Karanlık madde olmasaydı…

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Hızlı yıldızı ‘karanlık madde’ dizginliyor…

Bize doğru saniyede 695 km hızla savrulan SDSS J1539+0239 adlı yıldızı, içinde bulunduğu yoğun kütleli karanlık madde halesi engelliyor.

Samanyolu’nun halesindeki en hızlı yıldızı izleyen Alman gökbilimciler, gökadamızın kütlesinin 2 trilyon Güneş kütlesine yakın olduğunu hesapladılar.

Yılancı (Serpens) Takımyıldızı bölgesinde, gökbilimcilerce 39 bin ışık yılı uzakta olduğu tahmin edilen SDSS J1539+0239 adlı yıldızın, haleden bize doğru saniyede 694 km hızla hareket ettiğini belirlediler. Araştırmacılara göre böylesine hızlı bir yıldızın gökadadan kaçıp kurtulmasını ancak Samanyolu’nun önceki tahminlerden daha büyük bir kütleye sahip olması önleyebilir. Araştırmacıların hesapları, Samanyolu’nun en az 1,8 trilyon Güneş kütlesinde olduğunu gösteriyor.

Bilimciler, öteki gökadalar gibi Samanyolu’nun da büyük bir “karanlık madde” halesinin ortasında bulunduğunu düşünüyorlar. Son yıllarda yapılan duyarlı uydu gözlemleri, evrende tanıdığımız (atomlardan oluşan) maddenin oranının yüzde 4,6, özellikleri bilinmediği için “karanlık” sıfatı takılan madde türününse yüzde 23 olduğunu göstermiş bulunuyor. Yani evrendeki toplam maddenin yüzde 80’i “karanlık”.

Evrenin enerji içeriğinin (Einstein’ın ünlü E=Mc2 formülü uyarınca kütle de enerji cinsinden ifade edilebiliyor) geri kalan yüzde 73’ünü yine bilinmeyen, yerçekiminin tersine itici etki yaparak evreni ivmelendirerek genişleten bir “karanlık enerji” meydana getiriyor.

Standart evren modellerine göre 13,7 milyar yıl önce evreni ortaya çıkaran Büyük Patlama’nın ardından karanlık madde topaklaşarak evrene süngerimsi bir yapı kazandırdı. Bu yapıyı oluşturan liflerin kesişme noktalarında da gökada kümeleri ortaya çıktı. Bu kümeler, her biri karanlık madde topaklarının ortasında toplanan (tanıdık) maddeyle oluşan irili ufaklı gökadalardan meydana geliyor.

Dev gökadalar kategorisindeki Samanyolu’nda büyük çoğunluğu Güneş’ten hayli küçük olan yüzmilyarlarca yıldız (son tahminlere göre 400 milyar) ve içlerinde yıldızların kümeler halinde ortaya çıktığı dev gaz ve toz bulutları bulunuyor.

Ama yine de gökada kütlesinin çok büyük bölümünün, karanlık maddeden oluşan “karanlık hale”de toplanmış olduğu düşünülüyor.

Microsoft Dynamics CRM lider

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Microsoft Dynamics CRM, her ölçekte şirket için pazarın lideri.

Dünyaca ünlü araştırma kuruluşu Forrester Research, dünyanın önde gelen 19 CRM yazılımını 516 kritere göre değerlendirdi. Gerek orta ölçekli işletmeleri, gerekse büyük ölçekli işletmeleri konu alan iki Forrester CRM raporu da Microsoft Dynamics CRM’i pazardaki diğer aktörler arasında Lider olarak konumlandırdı.

Zengin fonksiyonalite, kolay kurulumu ve hızlı yaygınlaştırma özellikleriyle  öne çıkan Microsoft Dynamics CRM, birçok sektörde kurumların en çok tercih ettiği yazılımlar arasında yer alıyor.

Kurumların mevcut ve potansiyel müşteri varlığını en iyi şekilde yönetmeyi sağlayan Microsoft Dynamics CRM, endüstrinin saygın araştırma kuruluşlarından Forrester Research tarafından Forrester Wave değerlendirmesinde hem orta ölçekli kurumlar, hem de büyük kurumlar klasmanında Lider konumda yer aldı.

Haziran 2010 tarihinde yayınlanan ve 2010’un ikinci çeyreğindeki verileri esas alan Forrester raporlarında birçok CRM projesinin küresel durgunluk nedeniyle 2009 yılında iptal edildiğine dikkat çekilirken, 18 ay sonra ise CRM yatırımlarının yeniden canlanma eğiliminde olduğu ifade ediliyor.

Forrester Research Başkan Yardımcısı William Band, Microsoft Dynamics CRM’in böyle bir süreçte sunduğu gelişmiş teknoloji ve kurumlara sunduğu avantajlarla üstünlüğünü kanıtladığını ifade ederek, 19 CRM paketini karşılaştırdıkları bu araştırmada, 516 ölçütü ayrı ayrı değerlendirdiklerini söyledi. Microsoft Dynamics CRM, söz konusu kriterlerin çoğunu karşılarken, gerek kolay kurulumu, gerekse kurum içinde hızla yaygınlaştırılabilmesi nedeniyle diğer CRM yazılımları arasında Lider konumunu hakketti.

Microsoft Türkiye Dynamics CRM Ürün Müdürü Barış Taptık Forrester’ın dünyanın önde gelen CRM yazılımlarını değerlendiren araştırması hakkında şunları söyledi:

“Microsoft Dynamics CRM’in böyle önemli bir araştırma kuruluşu tarafından Lider olarak seçilmesi kuşkusuz bize büyük gurur veriyor, bu başarıyı uzun soluklu bir çalışmanın doğal bir sonucu olarak  değerlendiriyoruz. Kurumların en değerli varlığı olan müşteri potansiyelini harekete geçirmek için sınırsız olanaklar sunan Microsoft Dynamics CRM’in başarısının arka planında birlikte çalıştığımız müşterilerimizin bu alanda yaşadığı önemli deneyimler ve son kullanıcı verimliliğine odaklanan yenilikçi teknolojilerimizin rolü bulunuyor. Özellikle son dönemde sosyal ağların etkilerinin ortaya çıkması ile yeni mecralarda pazarlama faaliyetleri ve feedback özellikleri öne çıktı.

Bayii yapılarının yönetilmesi satış ve servis performansının artırılması gibi konularda Dynamics CRM etkili bir araçtır. ”

1 milyondan fazla kullanıcısı var

Dünyada 20.000’den fazla kurum tarafından kullanılan Microsoft Dynamics CRM’in kullanıcı sayısı 1 milyonu aştı. Türkiye’de ise IKEA, Ağaoğlu, Kale Seramik, LC Waikiki, Boyner, BurgerKing ve Vakıfbank gibi farklı sektörlerden yaklaşık 500 yerli firmada 15.000 kullanıcı tarafından müşteri yönetiminde yönelik katma değer yaratmak amacıyla kullanılıyor.

Küresel rekabete açılan birçok Türk şirketinin öncelikli tercihi olarak ülkemizde yaygın bir şekilde kullanılan Microsoft Dynamics CRM, Türkiye’de ev mobilyası kavramına yeni bir bakış açısı getiren IKEA mağazalarında “Aile Kartı” ekseninde çok başarılı bir müşteri sadakat programının oluşturulmasını sağladı. IKEA Aile Kartı, Türkiye genelinde tüm IKEA müşterilerinin her mağazada tanınması, kendilerine özel kampanyalar tasarlanması ve alışveriş alışkanlıklarının saklanıp analiz edilebilmesi için Microsoft Dynamics CRM’in yenilikçi teknolojilerinden yararlanıyor.

Çağrı merkezi çalışanlarının bilgiye daha hızlı ulaşmasını ve müşteri isteklerinin daha kısa sürede sonuçlandırılmasını hedefleyen Vakıfbank ise müşteri hizmetleri süreçlerini ve şikayet yönetimini Microsoft Dynamics CRM ortamına taşımaya başladı.

Mağazacılık sektöründe ise Microsoft Dynamics  CRM’in kurumlara sağladığı birçok avantaj bulunuyor. Müşteri memnuniyetine çok önem veren Tema Mağazacılık (LC Waikiki) müşteri hizmetlerini güvenilir CRM platform ile yönetme kararı aldı. LC Waikiki, bu uygulamayı iç müşteri memnuniyetini artırma amacıyla da kullanmayı planlıyor. Yurt genelinde yaygın mağazalarda çalışanların bilgi işlemden istekleri artık Microsoft Dynamics üzerinde bilgi işlem merkezine ulaşacak.

Kale Seramik’te gerçekleştirilen bir başka Microsoft Dynamics CRM projesi ise şirketin satış ve pazarlama grubu faaliyetlerini 700’e yakın satış elemanıyla birlikte ve etkin bir şekilde yönetme imkanına kavuştu. Bu projenin sonucunda Kale Seramik cirosunu %15 artırırken, toplam satış süreci de ortalama olarak %30 oranında kısaldı. Ayrıca Kale Seramik bayilerinde çalışan satış temsilcilerinde Kaleseramik aidiyet duygusunu yaratmak, onlara başarılı olmaları için gerekli desteği vermek amacıyla kurulan Kaleworks portalı da Microsoft Dynamics CRM veritabanı ile destekleniyor.

Jabra Stone ve Jabra Street beyaza büründü

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Jabra’nın büyük beğeni toplayan şık STONE ve STREET modelleri, şimdi de beyaz renk seçeneği ile kullanıcıların beğenisine sunuldu.

Günümüzde Paris caddelerinden Milano podyumlarına kadar her yerde hem moda üstatları hem de teknoloji tutkunları teknolojik cihazlarda da sadeliğin ve zarafetin rengi beyazı tercih ediyor. Bluetooth teknolojilerine ve şık cihazlarıyla tasarıma yön veren Jabra da beyaz modasına uydu. Jabra STONE ve Jabra STREET modelleri artık siyahın yanı sıra beyaz renk seçeneği ile de sunuluyor.

Jabra STONE

Geçen yıl pazara sunulan ve tüm dünyada büyük beğeni kazanan Jabra STONE üstün ses kalitesi, kullanım rahatlığı ve taşınabilir olma özeliğini şık ve zarif tasarımla birleştiren bir kablosuz Bluetooth® kulaklık. Görsel çekiciliği kullanıcı dostu teknoloji ile birleştiren ve şarj ünitesindeyken bir çakıl taşını andıran STONE, bu kez de beyaz renk seçeneği ile geleneksel kulaklıkların klasik görüntü kalıplarını yıkıyor. Yüze doğru inen mikrofonun iptal edildiği ve kulağı arkadan zarifçe saran cihazda üstün gürültü giderme teknolojisi Noise Blackout™ Extreme kullanılıyor. Avucunuza sığan bir taşıma çantası görevi gören portatif ve kablosuz şarj cihazı sayesinde kulaklığınızı istediğiniz yerde istediğiniz anda şarj edebiliyorsunuz.

Jabra STREET (BT3030)

Cep telefonu veya MP3 çalardan müzik çalabilen şık, asker künyesi gibi bir Bluetooth kulaklık olan Jabra STREET,  çal, duraklat, geç komutlarını mobil aygıtınıza dokunmadan vererek müziği otomatik kontrol etmenize olanak tanıyor. Telefonla arandığınızda müzik duraklıyor ve telefon görüşmesine bağlanıyorsunuz. 33 fit/10 metre kapsama alanı, sesinizi kuvvetli ve net olarak alan güçlü mikrofunu, 7 saate kadar müzik çalma ve 8 saate kadar konuşma süresi ile Jabra STREET’i yanınızdan ayıramayacaksınız. Jabra STREET’i künye gibi takmak istemezseniz, cebinizde taşıyabilir, kemer, çanta veya pantolonunuza sabitlemek için opsiyonel klipsini kullanabilirsiniz.

Jabra STONE ve Jabra STREET, Türkiye’de Tesan İletişim distribütörlüğünde satışa sunuluyor. Jabra Stone’un beyaz renk seçeneği de siyahı gibi 219 TL’den (KDV dahil) satışa sunulacak. Jabra Street’in fiyatının ise 129 TL (KDV dahil) olması planlanıyor.

Jabra markalı mobil ve ofis ürünleri hakkında detaylı bilgi için www.jabra.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Jabra Stone, headphone,  hardware,sound,music
Jabra  Stone, headphone, hardware,sound,music
Jabra  Stone, headphone, hardware,sound,music
Jabra  Stone, headphone, hardware,sound,music
Jabra  Stone, headphone, hardware,sound,music
Jabra  Stone, headphone, hardware,sound,music

Toshiba’dan aydınlatmada devrim

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yeni Çevre Dostu Led Lambalar az elektrik ile çok daha parlak ışık üretiyor…

TNB Bilgisayar ve Görüntü Sistemleri A.Ş,  Toshiba’nın yeni aydınlatma ürün gruplarını duyurdu.

Yüzde 80 enerji tasarrufu sağlayan ve 20 yıla varan kullanım ömrüne sahip, Toshiba Led lambalardan daha tasarruflusu gün ışığı… Kullanıcıların her türlü ihtiyacına uygun ürün yelpazesine sahiptir. Ev ve ofis kullanıcıların yanı sıra, her ortama uygun modern ve şık tasarımıyla parlak beyaz, sıcak beyaz renk alternatifleriyle anında parlaklık verir. Ekonomi, verimlilik ve ekolojik dengeye saygı açısından aydınlatma sistemlerinde yeni tercihiniz “Toshiba Led Lambalar” olacaktır.

Ürün Grupları;

Led Lamba

Klasik ampullere göre %80′e varan enerji tasarrufu sağlayan “Yeni Nesil Aydınlatma Lambaları”  24.000 SAAT ve 40.000 SAAT lamba ömürlü.

Enerji Tasarruflu Ampul

6.000 SAAT’e kadar lamba ömrü sunan model, evler ve işyerleri için enerji tasarruflu sağlıyor.

Armatür Tipi Led Lamba

Entegre Tavan Aydınlatma Çözümleri, Dekoratif amaçlı evlerde, işyerleri ve mağaza gibi ortamlarda kullanılır. Parlak ışık verir ve enerji tüketimini önemli ölçüde azaltarak 40.000 saat lamba ömrü sunar.

Led Down Light E-Core 500 – E-Core 900 – E-Core 2000

40.000 saat lamba ömrü sunan modeller, E-Core 500 tipi alçak tavanlar için idealdir. Hotel, restaurant gibi mekanlarda rahatlıkla kullanım sağlar. E-Core 900 tipi model ise, koridor ve merdiven aydınlatmaları için son derece idealdir. E-Core 2000 model tipi ise, yüksek parlaklık ve ışık gücü isteyen ofis ve mağaza gibi ortamlar için idealdir.
toshiba led lamba, technology

Facebook’ta sperm takibi

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

SAĞLIK Bakanlığı, sperm bankasından bebek sahibi olunmasını önlemek için “facebook”u takibe aldı.

Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, “Ortak paylaşım sitesi facebook’a üye bazı tüp bebek merkezleri tespit ettik. Bu merkezler, donör ya da tüp bebek yöntemiyle kadınların, dünyaya, babasız çocuk getirebileceklerini taahhüt ediyorlar.

Şikayetleri de değerlendirerek, bir merkez hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk” dedi. Şencan, sperm bankası yoluyla bebek sahibi olma uygulamasının Türkiye’de yasak olduğunu belirterek, “Yasayı delmeye çalışanlar var” dedi. Bakanlık daha önce de “Kıbrıs’ta tatil” ilanlarını incelemeye almış, sperm bankaları için aracılık edenler hakkında bilgi toplamıştı.

Holografik televizyona Türk damgası

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Avrupa Birliği (AB), 6. Çerçeve Programı (ÇP) programı kapsamında Türk araştırmacıların koordinatörlüğünde yürütülen ve dünya genelinde adından söz ettiren ”üç boyutlu televizyon” projesini devam ettirecek ”holografik televizyon” projesine 4,5 milyon Avro kaynak ayrıldı.

Avrupa’nın üç boyutlu teknolojiler konusunda Japonya ile kıyasıya bir yarış içine girdiği projenin ortağı olan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Onural ve ekibi de ”hayalet” olarak isimlendirilen üç boyutlu görüntüleri havaya yazmayı başardı.

Üç boyutlu teknolojiler üzerine 30 yıldır aralıksız çalışan Prof. Dr. Onural ve ekibi projede canlı hücrelerin ve bakterilerin üç boyutlu görüntülenmesi için de uğraş veriyor.

Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Onural AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB 6. ÇP kapsamında Türkiye’nin koordinatörlüğünü yürüttüğü ve 2 yıl önce tamamlanan ”3 Boyutlu Televizyon-3D TV” projesine 7 ülkeden 19 kuruluştan 180 araştırmacının katıldığını belirtti.

Projelerinde 3 boyutlu TV çalışmalarını sürdüren dev kadrolu ekiplerinin dört yıl süresince elde ettiği birikimle uluslararası düzeyde 275 akademik yayın yaptığını dile getiren Onural, çalışmalarıyla üç-boyutlu televizyon teknolojisinde önemli başarıla imza attığını söyledi.

-YENİ PROJE 3D’NİN EN İLERİ AŞAMASI-

Holografik televizyonun, üç boyutlu televizyon teknolojisinin en ileri noktası olduğunu anlatan Onural, holografik teknolojinin, ışığın fiziksel olarak yakalanması ve başka bir ortamda aynı biçimde üretilmesi esasına dayandığını kaydetti.

Holografik televizyonun ticarileştiğinde, günümüz TV ekranlarının ortadan kalkacağını ifade eden Onural, ”Aynen bilim kurgu filmlerindeki gibi hayalet gibi görüntüler olacak evlerde. Sehpaya benzer bir mekanda TV programları hayalet görüntülerle izlenecek. Bir çeşit ışık oyunu olacak. Bir yönden bakıldığında aynen canlı gibi üç boyut da görülebilecek” diye konuştu.

Onural, stereoskopik üç boyutlu televizyonların şu anda satılmakta olduğunu ancak holografik teknolojilerin ticarileşmesinin yıllar alabileceğini ifade etti.

-”MİLYON AVROLUK PROJEDE TÜRK İMZASI-

Prof. Dr. Onural, Finlandiya’nın koordinatörü; Almanya, İsviçre, İtalya, İrlanda ve Türkiye’nin ortağı olduğu ”holografik televizyon” projesinin 2 yıl önce başladığını bildirdi.

Projedeki amaçlarının holografik çekimler yapmak ve bunların aktarılması olduğunu kaydeden Onural, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

”1 yıl sonra tamamlanacak projenin bütçesi 4.5 milyon avro. Projede holografik görüntü çekebilen kameralar, Almanya’daki ortaklar tarafından yapıldı. Bu prototipler oldukça iyi çalışıyor. Araştırmamızda aldığımız sonuçlar, tıbbi amaçlı olarak bakteri ve canlı hücrelerin mikroskobik görüntülerinin çekilmesi ve gösterilmesinde de kullanılacak. Bu yolda da önemli başarılar elde ettik.”

Projede, ekiplerinin holografik olarak çekilen görüntülerin bir yerden bir yere taşıyıp sonunda da holografik olarak gösterme bölümünü üstlendiğini belirten Onural, ”Biz daha önceki projedeki bilgi birikimimizi kullanarak, hayalet gibi görüntülerin havaya yazılmasını başardık. Elde ettiğimiz sonuçları dünyanın pek çok bölgesindeki konferanslarda duyurduk ve çok takdir aldık. bu sonuçlar çok yakında saygın bilimsel dergilerde de yayınlanacak. Ancak bu hayalet gibi görüntü veren holografik televizyon için alacak ÇOK yolumuz var” dedi.

30 yıldır üç boyutlu görüntü teknolojileri üzerine aralıksız çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Onural, ”Çalışmalarımız optiği, matematiği ve fiziği zor konular. Ancak çalışmalarımızın geldiği aşama bizi tatmin ediyor. Dünyada bu konuda çalışan az sayıdaki merkezlerin arasında önemli bir saygınlığımız var. AB, ayırdığı fonlarla üç boyutlu teknolojiler konusunda geldiği aşamayla Japonlarla kıyasıyla bir mücadeleye başladı” diye konuştu.

“Eğitim’de İnovasyon Fonu”

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

HP’nin “Eğitim’de İnovasyon Fonu” Meyvelerini Veriyor…

HP’nin nitelikli teknoloji profesyoneli yetiştirilmesine destek olma hedefiyle Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki üniversitelerde başlattığı “Eğitimde İnovasyon 2009 Fonu girişimleri, fondan yararlanan üniversitelerde sonuçlarını vermeye başladı.

Dünyada yüksek nitelikli teknoloji profesyonellerine olan talep gün geçtikçe artıyor. Öğrencileri ileri teknoloji alanında diploma alabilecekleri nitelikli programlara çekmek ve buralardan mezun etmek de zorlu bir görev haline geliyor. HP’nin nitelikli teknoloji profesyoneli yetiştirilmesini teşvik eden “Eğitimde İnovasyon 2009 Fonu” kapsamında geçtiğimiz sene, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nden başvuruda bulunan 50 eğitim kurumu içinden dört Türk üniversitesinin her biri 100 bin ABD Doları değerindeki fonu ve bir Türk akademisyen de HP Laboratuvarları İnovasyon Araştırmaları Ödülü kazanmıştı. HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, bu dört üniversitede gerçekleştirilen eğitim projelerinin sonuçlarını görmek üzere üniversitelere ziyaretlerde bulunuyor.

Özellikle mühendislik ve bilgi teknolojileri alanında uzman yetiştirilmesini destekleyen HP Eğitimde Inovasyon Fonu, eğitim ve öğrenim deneyimini etkin bir teknoloji kullanımıyla harmanlayarak öğrencilerin akademik başarısını olumlu yönde etkiliyor ve sonuçta aranan nitelikte teknoloji profesyonellerinin yetişmesine katkıda bulunuyor. 2009 yılında projeleriyle fondan yararlanmaya hak kazanan; Boğaziçi üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi’nin projeleri de bu hedef doğrultusunda akademisyenler tarafından tasarlanan etkin eğitim modellerini kapsıyor.

Eğitime her zaman önem veren ve çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle eğitime katkıda bulunan HP Türkiye, geleceğe ışık tutan bu vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği “Eğitimde İnovasyon 2009″ fonu girişiminin katettiği mesafeyi, basın mensuplarıyla paylaştı. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya; HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran ile Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Levent Akın katıldı.

Boğaziçi Üniversitesi’nin Eğitimde İnovasyon 2009 fonu girişimi kapsamında gerçekleştirdiği “Mühendislik Derslerinde Sınıfta Tasarım” projesi HP teknolojileriyle öğrenim ortamlarının sonuçlarını iyileştirdiğini ortaya koydu. Güçlü bir tasarım becerisi gerektiren mühendislik derslerinin sınıfiçi faaliyetlere katılımla etkin hale getirilmesini sağlayarak öğrencilerin tasarım becerilerini geliştirmelerini hedefleyen proje hakkında bilgi veren Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Suzan Üsküdarlı: “Bilgisayar Mühendisliği’ne gelen öğrencilerin bir çoğu daha önce programlama yapmamış oluyor. Bölümde her sene 350 öğrenciye verdiğimiz temel lisans dersi olan “Programlamaya Giriş” kapsamında öğrenciler, bilgisayar dillerini, programlamayı ve tasarım yapmayı aynı anda öğrenmek durumunda kalıyorlar. Teorik ders anlatım formunda öğrenciler derste öğrendiklerini uygulamaya geçiremedikleri için, öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıklarını ölçümleyemiyorduk. Bu sene, HP Tablet PC’ler üzerinde öğrencilerle senkronize bir biçimde tasarım ve uygulamaları gerçekleştirerek hangi noktalarda hatalar yapıldığını sınıf içerisinde anlık olarak tespit edip eksikleri sınav öncesinde giderebilecek pilot bir çalışma yapılmıştır. Eğitim kalitesinin artması için mühendislik derslerinde kullanabileceğimiz açık kaynak kodlu uygulamaların artmasını arzu ediyoruz.”dedi. HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar “Mühendislik Derslerinde Sınıfta Tasarım” projesinin başarısını kutlayarak: “HP olarak, bu tür projeleri, teknoloji alanında uzman sayısının artmasına katkıda bulunacağı için desteklemeye devam ediyoruz, Türkiye’de dört üniversitede bu hedefimizin hayata geçmiş olmasından gurur duyuyoruz . Türkiye’yi EMEA Bölgesinde gerçekleştirilecek diğer eğitim ve inovasyon programlarına da dahil ederek, ülke ekonomisinin kalkınmasında kritik role sahip olan teknoloji profesyoneli sayısının artmasını sağlamak en büyük dileğimiz. HP kurum olarak tablet PC’leri eğitim ve sağlık sektöründeki kalitenin artırılması için konumlandırıyor, bu konuda da bölgesel olarak sonuç alıyor olmaktan da memnuniyet duyuyoruz” dedi.

“PS3 yanıyor!”

Okuu tarafından 30 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Oyun devi diyor ki: “PS3 yanıyor!”

Bu sözler dünyanın en büyük oyun devlerinden birine ait. Peki ama kim bu dev, nereden çıktı bu iddia.

Oyun devi Electronic Arts’ın başkan yardımcısı John Schappert, Sony’nin oyun konsolu PS3 hakkında çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Schappert’a göre PS3, şu sıralar adeta “yanıyor”. Tabi bu yanma gerçek anlamda bir yanma değil. Schappert, bu sözleri PS3′ü ne kadar başarılı olduğunu anlatmak için kullanıyor.

Schappert’ın sözleri şu şekilde devam ediyor: “Hem PlayStation 3, hem de Xbox 360 için herkesten fazla oyun satıyoruz. Ancak şunu kabul etmeliyiz ki, PS3 şu sıralar inanılmaz iyi bir konumda. Konsolun yapabildikleri onu şimdilik rakipsiz kılıyor.”

Schappert’a göre, EA’in bu yıl bitmeden PS3 ile ilgili büyük planları var. Bu beklentinin altında yatan neden ise büyük oranda Blu-ray desteği olarak gösteriliyor. Schappert bu konuda şöyle konuşuyor: “Blu-ray diskleri kullanmak daha fazla depolama alanı demek. Bu da daha fazla içeriği kullanıcıya sunabilmek anlamına geliyor.”

Kısacası PlayStation 3, EA için şu anda çok değerli. Bakalım Sony’nin konsolu, oyun devine beklediklerini vermeye devam edebilecek mi?




Sitemap # Site Haritasi

Kadin Sitesi | Teknoloji Haberleri